Türkiye dâhil sekiz ülke E1 yerleşim planına karşı ortak bildiri yayımladı
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE dışişleri bakanları, Doğu Kudüs'ün doğusundaki E1 planının iki devletli çözümü ve Filistin topraklarının bağlantısını zedeleyeceğini savundu.
0 okunma2 dk okumaT.C. Dışişleri Bakanlığı

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin dışişleri bakanları, 21 Ağustos 2026'da İsrail'in E1 yerleşim planına ve bağlantılı yerleşim faaliyetlerine karşı ortak bildiri yayımladı. Bildiride Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri yer aldı.
Metin, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün doğusundaki E1 bölgesine ilişkin planı “tehlikeli bir tırmanma” olarak nitelendiriyor. Bakanlar, yerleşimin Batı Şeria ile Doğu Kudüs arasındaki coğrafi bağlantıyı zayıflatacağını ve bağımsız, kesintisiz bir Filistin devletinin kurulabilirliğini tehdit edeceğini savunuyor.
Bildiri ne talep ediyor?
Sekiz ülke, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini ve uluslararası toplumu yerleşim faaliyetlerini durdurmaya dönük sorumluluk almaya çağırdı. Açıklama, 1967 sınırları temelinde ve Doğu Kudüs'ün başkent olduğu iki devletli çözüm desteğini yineledi; yerleşimci şiddeti iddialarının da hesap verebilirlik çerçevesinde ele alınmasını istedi.
Metin, Türkiye Dışişleri Bakanlığının sitesinde yayımlandı. Birleşmiş Milletlerin Filistin sorunu arşivi de bildiriyi “BM belgesi olmayan metin” notuyla erişime açtı. Bu not önemli: BM sayfasında bulunması, Birleşmiş Milletlerin sekiz ülkenin bütün ifadelerini ayrıca onayladığı anlamına gelmiyor.
E1 planına itiraz yalnız bu sekiz ülkeyle sınırlı değil. Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Kanada ve Norveç liderlerinin 20 Ağustos tarihli ayrı açıklaması da inşaat ihalelerini kabul edilemez buldu ve Filistin topraklarının bütünlüğü üzerindeki etkisine dikkat çekti. Böylece aynı hafta içinde farklı ülke grupları benzer kaygıları ayrı metinlerle dile getirdi.
E1 neden kritik görülüyor?
E1, Doğu Kudüs ile Ma'ale Adumim çevresindeki alan arasında yer alıyor. Planın karşıtları, burada geniş yerleşim inşaatının Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki ulaşımı ve gelecekteki Filistin devletinin bölgesel bütünlüğünü zorlaştıracağını savunuyor. İsrail'deki planlama ve ihale süreci ise farklı idari aşamalardan oluşuyor; duyurulan adımların sahadaki inşa takvimiyle aynı şey olmadığı unutulmamalı.
Uluslararası kaynaklar Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor; İsrail yönetimleri bu hukuki yoruma itiraz ediyor. Haberdeki “işgal altındaki” ve “yerleşim” ifadeleri ortak bildirinin, BM kayıtlarının ve yaygın uluslararası kullanımın terminolojisini yansıtıyor.
Türkiye açısından anlamı
Bildiri, Ankara'nın Filistin meselesindeki iki devletli çözüm ve Doğu Kudüs tutumunu bölgedeki yedi ülkeyle ortak bir diplomatik metne dönüştürüyor. Ancak açıklama tek başına yaptırım kararı, mahkeme hükmü veya inşaatı durduran bağlayıcı bir işlem değil. Etkisi; BM organlarında atılacak adımlara, diğer devletlerin politikasına ve sahadaki planlama sürecine bağlı olacak.
Bu nedenle gelişmenin bir sonraki doğrulama noktaları, İsrail makamlarının ihale ve plan kararları, BM Güvenlik Konseyi gündemi ve imzacı ülkelerin ortak çağrıyı somut diplomatik girişimlere dönüştürüp dönüştürmemesi.
