Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdü: Rakamın içindeki güçlü ve zayıf alanlar
GSYH, 2026'nın ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 2,3 arttı; ekonomi bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 büyüdü. Tarım ve bilgi-iletişim öne çıkarken inşaat geriledi, kamu tüketimi daraldı.
1 okunma2 dk okumaTürkiye İstatistik Kurumu

Türkiye ekonomisi 2026'nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumunun 31 Ağustos'ta açıkladığı ilk hesaplamaya göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH de bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 1,1 arttı. Böylece ekonomi yıllık bazda üst üste 24'üncü çeyrekte büyüme kaydetti.
Cari fiyatlarla GSYH, nisan-haziran döneminde 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya, dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolara ulaştı. Bu tutarlar ekonominin nominal büyüklüğünü gösteriyor; fiyat artışlarının etkisini içerdiği için tek başına satın alma gücü veya refah artışı olarak yorumlanmamalı.
Hangi alanlar büyümeyi taşıdı?
Sektörlerde en yüksek yıllık artış yüzde 13,3 ile tarımda görüldü. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6; kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmetler yüzde 4; sanayi yüzde 2,4 büyüdü. Finans ve sigorta ile gayrimenkul faaliyetlerinin her biri yüzde 2,1, ticaret-ulaştırma-konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 0,5 artış gösterdi.
Tablonun zayıf tarafında inşaat bulunuyor: Sektörün katma değeri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 geriledi. Büyümenin tüm sektörlere eşit yayılmadığını gösteren bu ayrım, manşet oranın arkasındaki en önemli ayrıntılardan biri.
Harcama tarafında hane halkı nihai tüketim harcamaları yüzde 3,5 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 yükseldi. Özel tüketimin büyümeye desteği sürse de yatırımlardaki sınırlı artış, önümüzdeki dönem üretim kapasitesi açısından yakından izlenecek.
Beklentinin altında mı kaldı?
AA Finans'ın veri öncesinde 11 ekonomistle yaptığı ankette medyan büyüme beklentisi yüzde 2,8'di. Gerçekleşme yüzde 2,3 ile bu tahminin altında kaldı. Ancak tek bir çeyreklik farktan kesin yön çıkarılamaz; iç talep, dış ticaret, finansman koşulları ve sonraki veri revizyonları birlikte değerlendirilmelidir.
GSYH verisi geriye dönük bir fotoğraftır ve TÜİK sonraki yayımlarda hesapları revize edebilir. Yüzde 2,3'lük oran ne tek başına tüm şirketlerin kazancını ne de hane halkının gelir değişimini gösterir. Okuyucu açısından en sağlıklı okuma; büyümenin devam ettiğini, fakat sektörler ve harcama kalemleri arasında belirgin farklar bulunduğunu görmek.
Bu metin genel ekonomik bilgilendirme amacı taşır; yatırım tavsiyesi değildir.
