İçeriğe atla
Siyaset

İmamoğlu’na 2 yıl 1 ay hapis: Adaylık, oy hakkı ve İBB için ne değişir?

Ekrem İmamoğlu’na Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle hapis cezası verildi. Karar henüz kesinleşmedi. Oy kullanma, aday olma ve belediye başkanlığının sürmesi farklı kurallara bağlı; istinafın ardından temyiz imkânı da önem taşıyor.

1 okunma4 dk okumaDHA, BBC Türkçe, resmî mevzuat ve YSK

İmamoğlu’na 2 yıl 1 ay hapis: Adaylık, oy hakkı ve İBB için ne değişir?

Mahkeme neye karar verdi?

DHA’nın 11 Eylül 2026 tarihli duruşma haberine göre İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu’na kamu görevlisine alenen hakaret suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Dosya, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik sözlerle ilgili. Mahkeme ayrıca belli haklardan yoksun bırakılmaya hükmetti.

Bu, ilk derece mahkemesinin kararı ve henüz kesinleşmedi. Açıklanan ceza ile İmamoğlu’nun başka dosyadaki tutukluluğu ayrı hukuki durumlar.

Savunma ne söylüyor?

BBC Türkçe’nin aktardığına göre savunma, sözlerin bağlamından koparıldığını ve farklı kişilere yönelik ifadelerin bir araya getirildiğini belirterek beraat istedi. Davada daha önce verilen beraat kararları usul yönünden bozulmuştu. BBC’ye konuşan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, son kararı eleştirerek istinaf ve temyiz yollarının açık olduğunu söyledi. Bunlar savunmanın ve Günaydın’ın değerlendirmeleri; mahkeme gerekçesinin yerine geçmiyor.

İstinaf onarsa bütün süreç biter mi?

Yalnızca cezanın beş yılın altında olmasına bakarak “Yargıtay yolu kapalı” demek doğru değil. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/3-a-1 maddesi, TCK 125’in üçüncü fıkrasındaki hakaret suçları için temyiz istisnası içeriyor. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret bu kapsamla ilişkili.

Dolayısıyla bu dosyada istinaf incelemesiyle temyiz imkânını birlikte değerlendirmek gerekiyor. Somut kanun yolu ve süreler, gerekçeli kararın hüküm bölümü ve tebliğ bilgileri üzerinden izlenmeli. Haber hazırlanırken gerekçeli kararın tam metnine doğrudan erişilmedi; duruşma sonucu DHA ve BBC Türkçe üzerinden, genel hukuki çerçeve ise resmî mevzuattan kontrol edildi.

Seçimde aday olabilir mi?

Bugünkü karar tek başına “kesin olarak aday olamaz” sonucunu vermiyor. Fakat aynı mahkûmiyet kesinleşirse, adaylık bakımından ciddi bir engel doğabilir. Anayasa’nın 76. maddesi, taksirli suçlar dışında toplam bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyeti milletvekili seçilme yeterliği açısından engeller arasında sayıyor. Cumhurbaşkanlığı için de 101. madde milletvekili seçilme yeterliğini arıyor.

Bu nedenle “seçime kadar cezası biterse mutlaka aday olur” demek de eksik. Adaylık incelemesinde o tarihteki kesin kararlar, varsa hakların geri verilmesi kararları ve diğer şartlar birlikte değerlendirilecek. Cumhurbaşkanlığı bakımından yükseköğrenim şartı da ayrı; diploma uyuşmazlığı ile başka dava dosyaları, bugün verilen hakaret kararıyla aynı şey değil. Adaylığın kesin sonucu şimdiden ilan edilemez.

Peki oy kullanabilir mi?

Tutukluluk, tek başına oy kullanma yasağı değildir. Anayasa’nın 67. maddesi ve YSK düzenlemeleri, tutuklu seçmenlerle ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüleri ayırıyor. Tutuklu kişi, seçmen kaydı ve ilgili seçim koşullarını sağlıyorsa oy kullanabilir. Taksirli suç istisnası dışında, ceza infaz kurumunda hükümlü bulunanlar oy kullanamaz.

İmamoğlu açısından yanıt, seçim tarihindeki hukuki statüsüne ve seçmen kaydına bağlı. Henüz kesinleşmemiş bu karardan hareketle bugün “oy hakkını kesin kaybetti” sonucu çıkarılamaz. Geçmiş seçimlere ait YSK takvim tarihleri, gelecekteki seçime uygulanmıyor.

Seçim gününe kadar karar kesinleşir mi?

Bunu belirleyen doğrulanmış bir bitiş tarihi yok. Gerekçeli kararın yazılması ve tebliği, başvurular ve üst mahkemelerin incelemesi sürecin takvimini etkiler. Kararın seçimden önce kesinleşeceği, bozulacağı veya belirli bir tarihte tahliye getireceği söylenemez. Bir dosyadaki gelişme, diğer dosyalardaki tutukluluğu kendiliğinden sona erdirmez.

İstanbul yeniden sandığa mı gider?

Bugünkü karar, İstanbulluların hemen yeniden belediye başkanı seçmek için sandığa çağrıldığı anlamına gelmiyor. Belediye Kanunu’nun 44. maddesinde seçilme yeterliğinin kaybı halinde İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararıyla başkanlık sıfatının sona ermesi düzenleniyor. 45. madde ise makamın boşalması veya geçici engel durumlarında belediye meclisinin başkan ya da başkan vekili seçmesini ele alıyor.

Bu olası süreç, halkın katıldığı yeni bir yerel seçimle aynı değil. İBB’de görevin geleceği ve seçim usulü, gerekli hukuki kararlar oluşmadan kesinleşmiş gibi anlatılamaz.

Üç soruda kısa yanıt

  • Adaylık kesin olarak bitti mi? Bu kesinleşmemiş kararla tek başına söylenemez; kesin mahkûmiyet ve diğer yeterlik şartları belirleyici.
  • Oy kullanma hakkı bitti mi? Tutukluluk tek başına engel değil; seçim tarihindeki statü ve seçmen kaydı önemli.
  • İstanbul’da hemen seçim mi var? Bu karardan böyle bir sonuç çıkmıyor; meclis içi seçim ile halk oylaması farklı.

Kaynaklar ve görsel

Kapak: Medyascope TV, 7 Mart 2024 tarihli röportajdan arşiv görüntüsü; Wikimedia Commons dosyası, CC BY 3.0. Bugünkü duruşmayı veya karar karşısındaki duygusal tepkisini göstermiyor. Instagram düzenlemesinde boyutlandırma ve yazı yerleşimi yapıldı; yüz ifadesi değiştirilmedi. Seçim/yargı görselleri temsili 3D çizimlerdir.

İlgili haberler

Siyaset sayfasına dön